PODCAST

10 Mayıs 2010 Pazartesi

çikolatamı da kendim yaparım


Geçtiğimiz aylarda chefs istanbul'da katıldığım çikolata kursunda leziz çikolatalar yapmayı öğrendim.Bir çikolatakolik olarak ev yapımı çikolata yapmanın ne kadar keyifli olduğunu ne kadar anlatsam boş,yaşamak gerekir. Mustafa Kara'nın eğitmenliğini yaptığı kursta çikolata yapmanın bütün inceliklerini sadece 3 saatte öğrenirken kursta yaptığınız truffle ve pralin çikolataları eve götürüp bu muhteşem tatları paylaşma şansınız da var.Çikolatanın genel püf noktalarını öğrendikten sonra iş hayal gücünüze kalıyor.Mesela çikolata kaplamalı çilekler ve ahududulu pralin denedim,harika sonuçlar verdi.Daha sonra kendime inanılmaz eğlenceli kalıplar alıp yeni çikolatalar deneme şansım oldu.Hepsi missss gibi kokuyordu...

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Tiyatro Festivali Başlıyor

Her zaman heyecanla beklediğim İKSV festivallerinden Tiyatro Festivali burnumuzun ucunda. 10 Mayıs-10 Haziran 2010 tarihlerinde gercekleşecek olan festival kapsamında Elektra, Troyalı Kadınlar,Phaedra'nın aşkı ve Dava gibi bir çok inanılmaz oyun var. 2010 Turkiye Japon yılı dolayısıyla bazı Japon oyunları da izlenebiliyor. Mesela Yoroboshi ve Bahar ayini.

Bu arada Türkiye Japon yılı etkinliklerinden izleme fırsatı bulduğum “Taketori Monogatari – Prenses Kaguya'nın Hikâyesi”isimli muhteşem oyundan sonra uzakdoğu sineması gibi uzakdoğu tiyatrosunun da oldukça parlak olduğunu deneyimleme şansım oldu.


İSTANBUL'da yaşıyor olmak büyük bir ayrıcalık,bu nimetlerden faydalanmak ta bizlere düşüyor.


4 Mayıs 2010 Salı

şimdi de joke circus






Retro,avantgarde,ithişam,popart ve çılgın konseptleri bir arada yaşatmayı başarabilen Çapamarka grubu Joke College dan sonra şimdi de Joke Circus ile karşımızda.Kapısının girişinde 300 kiloluk bir aslan ve kapıdan geçer geçmez neon ışıklandırmalarla aydınlanan mekanda yok yok.Kabare masası,minyatür arabalar,tavşanlar,geyik kafası giydirilmiş kadınlar ve strip pole kadar bir cok çılgın detay var.Her köşede ayrı bir renk ve farklı bir konsept var.Bir an kendinizi Alice in Wonderland veya Moulin Rouge setinde gibi hissedebilirsiniz.Belki de Andy Warhol "bir gün herkes 15 dakikalığına da olsa ünlü olacak" derken böyle bir mekandan bahsediyor olmalıydı.Okyanus balığımız skull candy kulaklıklarla geliyor ve kulaklıkları takıp okyanus sesleriyle yemeğinizi tadıyorsunuz.Bu sırada interaktif bir kabarenin bir parçası olabilir veya sahnedeki şovları izleyebilirsiniz.Mönüde Çin ve İtalyan mutfağı ağırlıklı çalışılmış.Chitalian mutfağı da denebilir:) 35 çeşit kokteyl var.Hepsi şeker mi şeker.Lolipoplu,pamuk şekerli ve çikolatalı içkiler!İçkiyi fazla kaçırırsanız kapıda 1968 model bir vosvos sizi eve götürmek için hazır bekliyOR.
Bu sürrealist mekanı bütün sirkruhlu insanlar bir kez görmeli derim.
Taşkışla cad.Maçka Demokrasi Parkı No:13 Hilton Oteli Arkası Harbiye








1 Mayıs 2010 Cumartesi

yeni oyuncaklarım

İlk önce All Angels Gone'dan çok özel bir parça olan Stephen H. sonra da Moonlight Sonata ve Corpse Bride'daki Piano Dueti çalabilmek için bir hayli çabalıyorum.Parmaklarım uyuşana kadar pratik yapmak inanılmaz eğlenceli.Gün içinde fırsat buldukça bakıyorum güzel oyuncaklarıma.Sound module'deki onlarca enstruman seçeneğini tek tek deneyip aynı parcaları bir dolu değişik enstrümanla deniyorum,oldukça deneysel bir keyif veriyor.Bir an evvel şu 3 parçayı kusursuz çalmak için daha kimbilir ne kadar çalışacağım...Herşeye değer diyorum.Amacıma ulaşınca kendime bir adet Behringer kulaklık hediye edeceğim:)

18 Nisan 2010 Pazar

A single Man by Tom Ford

Tom Ford'un yönetmenliğini yaptığını duyunca ilk başta isim benzerliği zannetmiştim oysa bu gerçekten bizim bildiğimiz ünlü modacı Tom Ford'muş. A single Man (Tek başına bir adam) Tom Ford'un ilk sinema deneyimi fakat açıkça itiraf ediyorum ki alnının akıyla çıkmış. Başroldeki Colin Firth Austin Film Critics Award ,BAFTA Film Award ,Chlotrudis Award, ALFS Award, SDFCS Award ,Outstanding Performance Award ve Volpi Cup ödüllerini kapıp götürürken Tom Ford Venedik Film festivali kapsamındaki Queen Lion ödülünü almış. Film eşcinsel bir İngiliz edebiyatı profesörünün sevgilisi öldükten sonraki yürekleri buran yalnızlığından bahsediyor. Filmin ilk sahnelerinde işlenen yoğun yalnızlık hissi insanı alıp uzaklara götürürken kendi yaşamlarımızda aslında ne kadar yalnız olduğumuzu hissettirdi bana.Öleceğimizi bilerek yaşamak,anı yaşamadıkça aslında her an ölmek ve sonunda da fiziksel ölümle tanışmak bu filmde güzelce işleniyor.Aslında Los Angelas ta geçen bir gün seyirciye aylar yıllar gibi geliyor.Julianne Moore'un oyunculuğu oldukça sönük.Colin Firth'in ise bence en iyi oyunculuklarından biri.

9 Nisan 2010 Cuma

double brow?



Malum her sene güzellik trendlerimiz değişiyor.Bu sene saçtan farklı renk at kuyruğundan, bedhead stiline, makyajla uyuyup uyanmış efektinden viktoryan dönemi topuzlarına kadar bir çok şey var.Ama neden en son Brooke Shields ile yeterince bunalım yaşadığımız şu kalın kaş teması var anlamış değilim.Artık sokaklarda double brow kadınlar görürsek şaşırmayalım.Modadandır:)

2 Nisan 2010 Cuma

çok zarifsin samsung

Sonunda harici hard disk aldım.Aylardır süregelen üşengeçliğimi bırakıp Teknosa'ya girdim ve bu tasarım harikası karşısında çok etkilendim.Apple tasarımlarına benzeyen beyaz,şık ve neredeyse bir sigara kutusu büyüklüğündeki 500GB hard diskime şimdi gönül rahatlığıyla bütün bilgisayarımı kopyalıyorum.

BAAAM!

Zihindeki kara kutuları patlatmaca. BAM! BAM! BAM! Sadece rüyalarda olan şeyleri öldürmece. BAM! BAM! BAM! Kimseye göndermeyeceğin halde yaz...